Admin
Yönetici
- Katılım
- 19 Şub 2025
- Mesajlar
- 180
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 16
Dinimiz İslam, Allah’ın emirleri ve Resulün sünneti ile bir bütündür. Bir Müslümanın İslam dinini öğrenmesi ve dinini doğru bir şekilde yaşaması için uyacağı ana kaynak Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerdir. Bununla birlikte müçtehid imamların içtihadları ve ehl-i sünnet ulemanın fetvaları da İslam’ın kaynaklarındandır.
Müslümanların dünya hayatındaki ferdi, ictimai ve siyasi tüm eylemlerini bu kaynaklar belirler. İnsanın parasını nasıl ve niçin harcayacağı da bu eylemlerin arasındadır. Nitekim Peygamber Efendimizin (s.a.v) “Kıyamet gününde hiçbir kul, şu sualler sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz” diyerek saydıkları sualler arasında “malını nereden kazanıp nerede harcadığı” da bulunmaktadır.
Dinimiz İslam’da ibadetler, beden ve mal ile yapılmaktadır. Zekat, kurban ve infak gibi ibadetler mal ile yapılan ibadetler kapsamındadır. Bu bakımdan infak, Peygamber Efendimizin (s.a.v) hadiste buyurduğu “malın nerede harcandığı” suali ile ilişkilidir. Peki, "infak nedir? İnfak ne zaman ve nasıl verilir? İnfak kimlere verilir?” gibi infak ibadeti hakkında bilinmesi gereken tüm detayları bu yazımızda sizler için ele aldık.
İnfak; zekat, sadaka ve bağış gibi yoksulu gözetmek ve Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan her harcamaya verilen genel kavramın adıdır. “İnfak” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de yaklaşık 70 defa zikredilir. Bakara Suresi’nin 3. ayetinde, müminlerin özellikleri sayılırken gayba iman etmeleri ve namaz kılmalarının hemen ardından “infak ederler” denilmiştir.
İnfak, ihtiyaç sahiplerini gözeterek Allah yolunda yapılan harcamadır. Bu, kişinin istediği zaman yapabileceği bir ibadettir. Yalnız, yukarıda zikredildiği üzere infak, genel bir tabirdir. Bu bakımdan zekat ibadeti de infak başlığı altında zikredilir. Zekatın, nisap miktarınca malın üzerinden bir sene geçmesi halinde verilmesi gereklidir.
“Onlar ne infâk edeceklerini (Allâh-u Te‘âlâ’nın yolunda ne vereceklerini) sana sorarlar. De ki: Maldan vereceğiniz herhangi bir şey (evleviyetle) ananın, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların ve yolcunun (hakkı)dır. Ve her ne hayır işlerseniz şüphesiz Allâh(-u Te‘âlâ) onu çok iyi bilen (mükâfatını veren)dir.” (Bakara Sûresi:215)
İnfak’ın kimlere verileceğine dair suale, şu ayet cevap olarak verilebilir:
“Sadakalar (zekâtlar) Allâh(-u Te‘âlâ)dan bir farz olarak ancak fakirlere, miskinlere, (hiçbir şeyi bulunmayan yoksullara), (sadakaların toplanması) üzerine memur olanlara, kalpleri (müslümanlığa) alıştırılmak istenenlere, kölelere, esirlere, (borcundan fazla nisabı olmayan) borçlulara, Allâh(-u Te‘âlâ’nın) yolunda (çalışıp cihâd edenlere) ve yol oğluna (memleketinde zengin bile olsa, meşru bir maksatla sefer ederken muhtaç kalmış yolculara) mahsustur. Ve Allâh(-u Te‘âlâ) hakkıyla bilendir, ziyâde hikmet sahibidir.”(Tevbe Sûresi:60)
Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kimse Allah'ın huzuruna getirilir. Allah verdiği nimetleri ona hatırlatır, o da onları itiraf eder. Bunun üzerine Allah: “Peki ya sen bu nimetlere karşılık neler yaptın?” diye buyurur.
Adam: “Senin rızanı kazanmak için sevdiğin yollarda harcadım” deyince Allah kendisine: “Yalan söylüyorsun, hâlbuki sen bütün yaptıklarını, ‘Ne cömert adam’ desinler diye infak ettin. Bu söz de senin hakkında gerçekten söylenmiştir.” buyurur ve ardından da Allah'ın emri üzerine bu kimse yüzüstü Cehenneme atılır. (bk. Müslim, İmâret 152, hadis no: 1905; Tirmizî, Zühd 48, hadis no: 2383; Nesâî, Cihad 22)”
Resulullah’ın belirttiği üzere, her amelde (ibadette) olduğu gibi infakta da mü'minin dikkat etmesi gereken husus ihlastır. Çünkü Allah’ın rızası ancak gönülden vermekle kazanılır. Nitekim Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim, Birr, 34)
İnfak, para ile yapılabileceği gibi mal ile de yapılabilir. İnfak verirken dikkat edilmesi gerekilen bir diğer husus da eğer infak, mal olarak verilecek ise yapılan yardımda iyi ve kaliteli malların seçilmesidir. Kişinin kendisinin kullanmadığı, eskimiş bir malı “atmaktansa infak edeyim” demesi ahlaki değildir.
Dikkat edilmesi gerekilen bir önemli husus da infak verecek kişinin, infak verilecek ihtiyaç sahibini tespit etmesidir. Öyle ki infak, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmalıdır.
Müslümanların dünya hayatındaki ferdi, ictimai ve siyasi tüm eylemlerini bu kaynaklar belirler. İnsanın parasını nasıl ve niçin harcayacağı da bu eylemlerin arasındadır. Nitekim Peygamber Efendimizin (s.a.v) “Kıyamet gününde hiçbir kul, şu sualler sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz” diyerek saydıkları sualler arasında “malını nereden kazanıp nerede harcadığı” da bulunmaktadır.
Dinimiz İslam’da ibadetler, beden ve mal ile yapılmaktadır. Zekat, kurban ve infak gibi ibadetler mal ile yapılan ibadetler kapsamındadır. Bu bakımdan infak, Peygamber Efendimizin (s.a.v) hadiste buyurduğu “malın nerede harcandığı” suali ile ilişkilidir. Peki, "infak nedir? İnfak ne zaman ve nasıl verilir? İnfak kimlere verilir?” gibi infak ibadeti hakkında bilinmesi gereken tüm detayları bu yazımızda sizler için ele aldık.
İnfak Nedir? İnfak Ne Demek?
İnfak kelimesi sözlükte “azaltmak, bitirmek, yok etmek” anlamına gelmektedir. İslam literatüründe ise infak “Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla kişinin, kendi malından ihtiyaç sahiplerine nakdi yahut ayni yardımda bulunması” olarak açıklanır. Kelime kökü itibariyle infak; malın, Allah yolunda azaltılmasıdır.İnfak; zekat, sadaka ve bağış gibi yoksulu gözetmek ve Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan her harcamaya verilen genel kavramın adıdır. “İnfak” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de yaklaşık 70 defa zikredilir. Bakara Suresi’nin 3. ayetinde, müminlerin özellikleri sayılırken gayba iman etmeleri ve namaz kılmalarının hemen ardından “infak ederler” denilmiştir.
İnfak Ne Zaman Verilir?
İbadetler, belirli zaman aralığında yapılanlar ve her zaman yapılabilenler olmak üzere ikiye ayrılır. Örneğin farz namazların muayyen bir vakti vardır fakat nafile namazlar her zaman (kerahat vakitleri hariç) kılınabilir. Vacip kurban ibadeti yalnız Kurban Bayramı’nda yerine getirilebilir bir ibadetken, nafile kurban ibadeti ise her zaman yerine getirilebilir. Ramazan orucunun sadece Ramazan ayında tutulması, nafile oruçların ise istenilen her vakit (Ramazan Bayramı’nın birinci günü, Kurban Bayramı günleri, Muharrem ayının 10. günü ve Şek günü hariç) tutulabilmesi de buna örnektir.İnfak, ihtiyaç sahiplerini gözeterek Allah yolunda yapılan harcamadır. Bu, kişinin istediği zaman yapabileceği bir ibadettir. Yalnız, yukarıda zikredildiği üzere infak, genel bir tabirdir. Bu bakımdan zekat ibadeti de infak başlığı altında zikredilir. Zekatın, nisap miktarınca malın üzerinden bir sene geçmesi halinde verilmesi gereklidir.
İnfak Kimlere Verilir?
İnfak’ın kimlere verileceği Kur’an-ı Kerim’de ayetler ile biz Müslümanlara bildirilmiştir. Ashabı, Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) infak hakkında soru sormuş ve bunun üzerine inen ayette Allah (c.c) şöyle buyurmuştur:
“Onlar ne infâk edeceklerini (Allâh-u Te‘âlâ’nın yolunda ne vereceklerini) sana sorarlar. De ki: Maldan vereceğiniz herhangi bir şey (evleviyetle) ananın, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların ve yolcunun (hakkı)dır. Ve her ne hayır işlerseniz şüphesiz Allâh(-u Te‘âlâ) onu çok iyi bilen (mükâfatını veren)dir.” (Bakara Sûresi:215)
İnfak’ın kimlere verileceğine dair suale, şu ayet cevap olarak verilebilir:

“Sadakalar (zekâtlar) Allâh(-u Te‘âlâ)dan bir farz olarak ancak fakirlere, miskinlere, (hiçbir şeyi bulunmayan yoksullara), (sadakaların toplanması) üzerine memur olanlara, kalpleri (müslümanlığa) alıştırılmak istenenlere, kölelere, esirlere, (borcundan fazla nisabı olmayan) borçlulara, Allâh(-u Te‘âlâ’nın) yolunda (çalışıp cihâd edenlere) ve yol oğluna (memleketinde zengin bile olsa, meşru bir maksatla sefer ederken muhtaç kalmış yolculara) mahsustur. Ve Allâh(-u Te‘âlâ) hakkıyla bilendir, ziyâde hikmet sahibidir.”(Tevbe Sûresi:60)
İnfak Verirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İnfak verirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, yalnız Allah’ın rızasını gözetmektir. Nitekim infak ameline gösteriş, kibir ve başa kakma gibi hastalıklar bulaşır ise bu yapılan Allah katında kabul görmez. Peygamber Efendimizin (s.a.v) şehitler, ilim ehli ve zenginler için “desinler diye” anılan uzun Hadis-i Şerif’inde bu husus şöyle zikredilmiştir:Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kimse Allah'ın huzuruna getirilir. Allah verdiği nimetleri ona hatırlatır, o da onları itiraf eder. Bunun üzerine Allah: “Peki ya sen bu nimetlere karşılık neler yaptın?” diye buyurur.
Adam: “Senin rızanı kazanmak için sevdiğin yollarda harcadım” deyince Allah kendisine: “Yalan söylüyorsun, hâlbuki sen bütün yaptıklarını, ‘Ne cömert adam’ desinler diye infak ettin. Bu söz de senin hakkında gerçekten söylenmiştir.” buyurur ve ardından da Allah'ın emri üzerine bu kimse yüzüstü Cehenneme atılır. (bk. Müslim, İmâret 152, hadis no: 1905; Tirmizî, Zühd 48, hadis no: 2383; Nesâî, Cihad 22)”
Resulullah’ın belirttiği üzere, her amelde (ibadette) olduğu gibi infakta da mü'minin dikkat etmesi gereken husus ihlastır. Çünkü Allah’ın rızası ancak gönülden vermekle kazanılır. Nitekim Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim, Birr, 34)
İnfak, para ile yapılabileceği gibi mal ile de yapılabilir. İnfak verirken dikkat edilmesi gerekilen bir diğer husus da eğer infak, mal olarak verilecek ise yapılan yardımda iyi ve kaliteli malların seçilmesidir. Kişinin kendisinin kullanmadığı, eskimiş bir malı “atmaktansa infak edeyim” demesi ahlaki değildir.
Dikkat edilmesi gerekilen bir önemli husus da infak verecek kişinin, infak verilecek ihtiyaç sahibini tespit etmesidir. Öyle ki infak, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmalıdır.
İnfakın Faydaları
İnfak ibadetinin hem gerçekleştirene hem de infak verilen kişiye birçok faydası bulunur. Bu faydaları kısaca şöyle sıralayabiliriz:- Allah’ın rızasını kazanmak
- Kalp temizliği ve nefis tezkiyesi
- İbadet sevabı
- Malın bereketlenmesi
- İnsani değerlerin ve kardeşlik bağlarının güçlenmesi
- Sosyal adaletin sağlanması
- Yardımlaşma ve dayanışma hukukunun artması
- Açlığın engellenmesi, fakirliğin azalması